koy koy koy.
oyh yeminle başım çok ağrıyor. aslında ne zamandır ben unutmuştum bu blogu, dün hanım hatırlattı. yazsanalanartık tadında bir şey dedi ama tabii ki bu kadar kaba değil. o asssla “lan” demez. tamamlanyazacağım tadında bir şey dedim ben de ama tabii ki bu kadar kaba değil. ben asssla “lan” demem. yazacak makul bir şeyim olmadığı için ve ben sabah sabah dükkana gelmek zorunda kaldığım için ve dükkanda benden başka kimse olmadığı için ve moby çaldığı için ve hanım uyuduğu için ve daha başka bir sürü parametre var olduğu için şimdi kendime bir çay alacağım ve dönüşte size acılar içindeki kettle’ımızın hikayesini anlatacağım. bekleyin beni.
geldim. earl grey tercih ettim. earl grey’de bulunan e vitamini dudaklara iyi geliyormuş, ondan bugün earl grey’e şans tanıdım. ne mutlu ona. artık dudaklarım daha az çatlayacak. iki tane nivea alacaktım, unuttum bak. bir de wax. tamam tamam kapatalım bu mevzuyu.
şimdi çay alabildikten sonra kettle’ın hayatını anlatmak o kadar da anlamlı gelmedi bana. o yüzden geçiyorum o konuyu. siz şimdilik çok acılar çektiğini bilin yeter. sonra bi ara belki anlatırım.
tamam tamam. bugün de yazımızın sonuna geldik. teşekkürler. iyigunler.
January 19th, 2008 at 6:29 pm
hanımınızın uyandığını göz önünde bulunduracak olursak - bildiğimden değil, yalnızca tahmin ediyorum; zira saat 18.30- lütfen bize sevgili kettle’ın acılı hikayesinden bahseder misiniz. lütfen. bunu çok istiyoruz. lütfen. biz psikopata bağlamış okuyucularınızız. lütfen.
January 19th, 2008 at 8:36 pm
şükür.
January 20th, 2008 at 11:47 pm
nedir? iyacp?
acın mı azaldı hayatta?
bi postları savsaklamalar geciktirmeler
paso kerevizle meşguliyetler..
çok ayıpsadım..
galiz ifadelerle kendi kendime düşündüm hakkında.
ayıp oldu ama olsun hiiiç pişman değilim..:DDD
January 25th, 2008 at 1:58 pm
aaa! gene bahsim geçmiş.